"Bir bakışta replika belli olmak" tabiri de sanki replika saatlere özgü bir terim; birçok saat tutkunu replika saat almadan önce bunu soruyor. Ne de olsa orijinalin küçük bir kesri kadar bir fiyata böyle bir saat alınca dışarıda rahatça takılabilir mi, yoksa takınca insanı mahcup mu eder — bunu da pek çok saat tutkunu merak edip soruyor. Bir bakışta replika belli olmak konusundaki kişisel yorumum şu: ya orijinaline hiç benzemiyordur ya da işçiliği çok kötüdür; işte o zaman bir bakışta replika olduğu anlaşılır. Ancak gerçek anlamda Seamaster 150 söz konusu olduğunda, saatin genel parametreleri orijinaliyle kusursuz biçimde eşleştirilmiş; orijinaldeki 316 paslanmaz çeliğin işleme etkisi, üstüne bu kez VS Factory'a özgü mekanizma detayları eklenince saat orijinalin estetiğini mümkün olan en yüksek düzeyde yakalıyor ve böylece bir bakışta replika belli olma gibi bir sıkıntı da ortaya çıkmıyor. Tabii burada VS Factory'in hiç açığı yok demiyorum; bu seferki VS Factory saatlerin hepsinde bir açık var, ama bu açık son derece küçük, fark edilmesi zor olacak kadar küçük: mekanizmadaki balans çarkı konumundaki hızlı ayar kolu. Orijinalinde bu yok. Aslında VS Factory mekanizmayı geliştirirken bu kısımları çıkarabilirdi de, ancak sonradan saati kontrol edip ayarlayabilmek için bu kısım olduğu gibi bırakılmış; yine de burada bir bakışta replika belli olma gibi bir sıkıntı yaşanmıyor. Bir noktaya dikkat çekeyim: VS Factory kendi üretimi mekanizmada dokusuz kırmızı taşlar değil, kırmızı-mor renkli taşlar kullanılmış ve taşların hepsinin gerçek bir işlevi var. Siyah balans çarkı konumu da orijinaliyle birebir aynı. Şunu da belirteyim: piyasadaki bütün versiyonlar altın renkli balans çarkına sahip değil, bazıları siyaha çevrilmiş — ama yalnızca siyah. Dolayısıyla saati almadan önce versiyonunu ayırt edebilme becerisine de sahip olmak gerekiyor!
Aslında saatin geneline bakıldığında işçilik açısından orijinalin estetiği mümkün olan en yüksek düzeyde yakalanmış ve bir bakışta replika belli olma sıkıntısının da önüne geçilmiş. Ayrıca VS Factory'ın versiyonu bugün itibarıyla en güncel versiyon; henüz herhangi bir güncelleme gelmiş değil, ne de olsa saat çıktığında zaten öne çıkan güçlü bir model oldu. VS Factory'in başarısının birkaç nedeni var. Birincisi, önceki fabrikaların döşediği zemin: VS Factory'den önce birkaç büyük fabrika detaylar için kalıp çıkarmıştı ve bu da VS Factory'e örnek alabileceği detaylar sağladı. İkincisi, günümüzde saat tutkunları detay konusunda çok daha titiz; hangi fabrika iyiyse gözünü kırpmadan onu seçiyorlar, ne de olsa VS Factory'in fiyatı da çok yüksek sayılmaz — gerçek anlamda VS Factory'in fiyatı diğer fabrikalardan yüksek olsa da sıradan saat tutkunları genelde yüksek versiyonu tercih ediyor. İşte bu iki nokta, VS Factory'nın daha iyi bir versiyon olmasının nedenleri. Peki bu seferki VS Factory Omega Seamaster 150 gerçek-replika karşılaştırmasında en yeni detaylar nasıl? Aslında bu seferki VS Factory'in versiyonu gerçekten versiyona göre değerlendirilirse yüksek versiyon; birçok satıcı buna V2 versiyon da diyor. Aslında daha çok mekanizma tarafındaki bir güncelleme söz konusu; saatin versiyon güncellemesi ise oldukça basit. Öncelikle siyah bir balans çarkı, ardından mekanizmadaki güncelleme sayesinde saatin işlevleri orijinaline mümkün olan en yüksek düzeyde yaklaşmış; örneğin akrep tek başına ayarlanabiliyor ve tarih akrep üzerinden çevriliyor ki bu da oldukça yerinde bir detay. Beğenen saat tutkunları değerlendirebilir!
Yorumlar
Yorum bırakın