IWC

V7 Factory üretimi IWC Mark XVIII ile Portofino arasında nasıl seçim yapılır?

V7 Factory üretimi IWC Mark XVIII ile Portofino arasında nasıl seçim yapılır? — 1. fotoğraf

Merhaba herkese. Bu yazıda klasik saat seçimini konuşacağız; uzun süredir tek başına bir klasik saat incelemesi yapmamıştım. Daha önce klasik saat seçimiyle ilgili çokça konuşmuştuk; Cartier Ballon Bleu, Mark XVIII, IWC Portofino gibi modelleri, ayrıca Omega De Ville gibi saatleri ele almıştık. Şimdi replika piyasası yeniden güncellenip gelişti, dolayısıyla bazı şeyler de değişecek. Eskiden bir modeli en iyi yapan fabrika artık aynısı olmayabilir. Biz de bir seçim yaptık; ağırlıklı olarak iki mavi kadranlı saatten söz edeceğiz. Mavi kadran birçok kişinin sevdiği bir renktir. Ama mavi kadranı seçerken saate iyi bakmak gerekir, çünkü bazı maviler iyi çıkmıyor. Mavinin gerçekten iyi yapıldığı örnekler var; işte bugün anlatacağım Portofino platin versiyonu, Mark, ayrıca Datejust, mavi kadranlı iki renkli mavi su hayaleti gibi. Mavi kadranda en önemli nokta, morarmaması gerektiğidir. Eğer morarıyorsa ya da mora çalıyorsa mavi pek özgün olmaz, orijinalden biraz sapmış olur; normal bir mavi, ışıkta bakıldığında morarmamalıdır. Neyse, konuyu çok dağıtmayalım, iki saate geri dönelim. Bu iki saat de V7 Factory üretimi. V7, piyasada sonradan yükselen bir fabrika sayılır; eski MK üçlüsünün (Portofino, Mark ve De Ville) üçte ikisini doğrudan devirdi, geriye sadece henüz yapmadığı De Ville kaldı. V7 fabrikasının IWC Mark XVIII ve Portofino modelleri, çıktığı anda piyasadaki en üst versiyondu ve sonrasında da pek fazla güncellenip geliştirilmedi.

V7 Factory üretimi IWC Mark XVIII ile Portofino arasında nasıl seçim yapılır? — 2. fotoğraf

İster Mark XVIII olsun ister Portofino, ikisi de V7 fabrikasının en iyi yaptığı modeller; gerçekten iyi yapılmışlar. Gerek kalite kontrolü, gerek işçilik, gerekse fiyat-performans açısından oldukça yüksek seviyedeler. Fabrikadan pek çok farklı konfigürasyonla çıkıyorlar: en ucuz ve sıradan Seagull mekanizmalı, normal dana derili versiyon; bir de İsviçre mekanizmalı, timsah derili versiyon var. Mekanizma olarak sadece Seagull mekanizması söz konusu; iki saat de kapalı arkalı, yani mekanizma görünmüyor deniyor. Eğer fiyat-performansı düşünerek seçim yapacaksan Seagull mekanizması biraz daha avantajlı olur. Ama uzun süre kullanmayı düşünüyorsan aslında ETA 2892 mekanizması daha iyidir. Tamamen kişisel tercih. Görünüş açısından ise ETA ile Seagull arasında hiçbir fark yok.

Birçok arkadaş da şunu soruyor: ETA'lısını alsam bana Seagull gönderirler mi acaba?

Böyle bir sorun olmaz. Eğer ETA mekanizmalıysa, V7 fabrikası çıkışta rastgele bir vidanın üzerine bir mühür yapıştırıyor; ETA mekanizmasının mührünün sökülmesine izin verilmiyor, biz eline aldığımızda da sökmemize izin yok, bu da bazı kişilerin mekanizmayı değiştirmesini önlüyor. Çünkü İsviçre mekanizması en azından çok daha pahalı. Söktürmemenin ikinci nedeni ise bizim nasıl ayırt edeceğimizle ilgili; aslında fabrika çıkışında zaten ayrılmış oluyor, poşetlenip etiketleniyor ve hangi mekanizma, hangi deri olduğu belirtiliyor. Fabrika bunları kendi düzgünce ayırıyor, karıştırmıyor.

Örneğin bu, mavi ışın desenli kadrana sahip platin versiyon; orijinali de platin. Üzerine 'platin versiyon' yazıyorlar, fabrika işini oldukça titiz yapıyor, Mark için de öyle. Mekanizma konusunda da hata yapmıyorlar, dolayısıyla elimize yanlış ürün gelmesi söz konusu olmuyor. Bu durum çok nadir, neredeyse hiç yaşanmıyor; şimdiye kadar hiç hata çıkmadı. Az önce bahsettiğim platin Portofino'ya gelince, aslında dikkat ederseniz orijinal versiyonun kasası değerli metalden yapılmış, orijinaliyle arasında ufak bir fark var: replika paslanmaz çelik. Ama platin ile paslanmaz çelik yalnızca görsel olarak birbirine benziyor; tek fark, platinin biraz daha parlak olması. Sadece bu kadar bir fark var, gerçekten çok büyük değil. Işık altında platin ya da değerli metal biraz daha parlıyor. Eğer sıradan modeli almak istersen, onun orijinali de paslanmaz çelik versiyondur; şu siyah kadranlı, beyaz kadranlı ve mavi kadranlı olanlar, ayrıca 150. yıl versiyonu da var; orijinalleri de paslanmaz çeliktir. Tek fark şu ki bu model platin; kasa arkasındaki gravür de farklı oluyor. Bir de değerli metal olanlarda, örneğin AU750'de olması gereken terazi ve Saint Bernard köpek başı gibi kaşe damgaları da bulunuyor. Değerli metal ile sıradan paslanmaz çelik arasında fark var; damgaya bakınca bir bakışta ayırt edebilirsin.

V7 Factory üretimi IWC Mark XVIII ile Portofino arasında nasıl seçim yapılır? — 3. fotoğraf
V7 Factory üretimi IWC Mark XVIII ile Portofino arasında nasıl seçim yapılır? — 4. fotoğraf

Şu Mark XVIII modeli gibi; o sıradan paslanmaz çelik olduğu için üzerinde hiçbir değerli metal işareti yok. Bilin ki mavi kadranlı Mark XVIII de oldukça iyi yapılmış. Kayışın tamamı da orijinaliyle birebir aynı; kahverengi dana derisi, timsah derisi değil. Timsah derisi istiyorsan sonradan kendin taktırabilirsin, ama o ayrı bir konu, farklı bir durum. Fabrika çıkışında, orijinalle aynı renkteki dana derisiyle birlikte fiyat-performansı çok yüksek. Portofino ise biraz daha yuvarlak hatlı; elde duruşu daha rahat, kullanım hissi de daha iyi. Portofino'nun akrep ve yelkovanının tamamının köşeleri yuvarlatılarak işlenmiş, tarih penceresi de çok düzgün hizalı. V7 fabrikasının saatlerinin temelde %95'inden fazlasını elimize aldığımızda pek dokunmuyoruz bile, çünkü kalite kontrolü gerçekten çok iyi. Gelelim Mark XVIII'e; Portofino'ya kıyasla biraz daha sert ve keskin hatlı, Portofino'dan farklı bir tarzı var. Mavi kadranı da çok güzel. İki model de klasik saat. Portofino'da lume yok, ama Mark'ta var; hem saat işaretlerinde hem de akrep ve yelkovanda lume bulunuyor. Kapalı kasa arkasında ise Küçük Prens deseni işlenmiş.

V7 Factory üretimi IWC Mark XVIII ile Portofino arasında nasıl seçim yapılır? — 5. fotoğraf
V7 Factory üretimi IWC Mark XVIII ile Portofino arasında nasıl seçim yapılır? — 6. fotoğraf

Mark XVIII Küçük Prens'te, mavi kadranlının arkasında Küçük Prens deseni, beyaz kadranlıda ise uçak var; yani biraz farklılık gösteriyor. Her renk farklı, kasa arkası da farklı. İşçilik gerçekten kusursuz. İki saat de safir cam kullanıyor; kadranın kendisi zaten mavi olduğu için mavi kaplama yapıldığı hissedilmiyor. Eğer siyah olsaydı, camına mavi kaplama yapıldığını belirgin biçimde fark edebilirdin; çok güzel. Renk önerisine gelince, Mark XVIII'in siyah, mavi, kahverengi ve beyaz kadranlı seçenekleri var, aslında hepsi iyi yapılmış. Portofino'nun renk seçeneği ise daha fazla. Genel olarak, kasası beyaz çelik olanı seçmen yeterli; pembe altın ya da iki renkli olanları önermem. Diğer klasik saatlere gelince, şu an bu iki modeli en iyi yapan V7 fabrikası; ben de kişisel olarak bunları önermeyi seviyorum. Ama başka modeller de seversen çok daha fazla seçeneğin olur; örneğin Rolex Datejust de çok iyidir, Ballon Bleu'ya ise söylemeye gerek yok, çok klasiktir, bir de Jaeger-LeCoultre ay evreli ve o büyük üç ibreli modeller de olur.

V7 Factory üretimi IWC Mark XVIII ile Portofino arasında nasıl seçim yapılır? — 7. fotoğraf
V7 Factory üretimi IWC Mark XVIII ile Portofino arasında nasıl seçim yapılır? — 8. fotoğraf

Bu yazının incelemesi buraya kadardı. Sonuna kadar okuduysanız, bu yazının size faydalı olmasını umarım. İlerleyen zamanlarda daha fazla ayrıntılı inceleme paylaşacağız.

Yorumlar

  1. Bu yazıya henüz yorum yapılmadı.

Yorum bırakın