Richard Mille saatlerinin çoğu fıçı (barrel) formundadır. Marka, adını kurucusundan alır ve her saat, yenilikçi saatçilik teknolojisi ile ileri saat malzemelerinin bir bileşiminden ibarettir. Richard Mille saatlerinin tasarımı Formula 1 yarış arabalarından ilham alır; ancak bu markanın tüm dünyada ilk ünlenmesinin nedeni, en hassas tourbillon saatini yaratmış olmasıdır. Çığır açan saatçilik teknolojisi ve bambaşka bir konseptle Richard Mille, en iyinin de iyisidir.

Görünüşe göre her Richard Mille saati “RM” ile adlandırılıyor; tıpkı burada inceleyeceğim bu replika saat gibi: RM052. Tümüyle siyah bir görünüm ve gümüş bir kurukafa kadranıyla replika oldukça havalı duruyor. Kadranında kurukafa bulunan bir saati ilk kez görmüyoruz; kadranda kurukafayı ilk kullanan marka Bell & Ross olmuştu. Şimdi bu Richard Mille replika saatinin üzerindeki kurukafa çok daha canlı.

Kasa 43 mm çapında, tümüyle siyah bir görünüme ve akıcı hatlı bir kasa tasarımına sahip. Yandan bakıldığında bir yarış arabasının silindirini andırıyor; iki uç, saat kordonuyla kusursuzca kaynaşmış ve tüm kasa bileğinize rahatça oturuyor. Kasanın ön yüzündeki deliklere yıldız biçimli vidalar yerleştirilmiş. Şeffaf kasa arkası ise replikanın büyük bir ele veren noktası, çünkü içindeki mekanizma sahte.

İskelet kadranda büyük bir kurukafa var; orijinal Richard Mille RM052'deki gerçek kurukafaya benziyor. Kurukafanın dört destek ayağı var, böylece sağlam duruyor. Tüm saat işaretleri lume özellikli çok küçük noktalardan oluşuyor. Yalnızca saat ve dakika göstergesi için iki adet akrep ve yelkovan mevcut. Orijinal RM052'yi inceleme fırsatım olmadı ama replikanın orijinaliyle aynı şekilde çalışmadığını biliyorum. Kurukafanın yalnızca bir süs değil, özel bir işlevi olduğunu hep düşünmüşümdür.

Siyah kauçuk kayış, saatin tümüyle siyah temasıyla uyum içinde. Ayrıca siyah veya kırmızı bir kumaş kayışın da bu replika Richard Mille ile güzel gideceğini düşünüyorum; bir tane sipariş edip deneyebilirsiniz, belki ilginç bir şeyler yakalarsınız.

Yorumlar
Yorum bırakın