PPF super Nautilus'ün devamı olarak yepyeni zeytin yeşili Nautilus'ü üretti
Tasarımda klasik Nautilus estetiği kullanılmış; yuvarlağı andıran sekizgen bezel, paslanmaz çelik kasa, yine o klasik "çelik kral" modeli.
40 MM ölçüsündeki kasanın içine göz alıcı, zeytin yeşili sunburst bir kadran yerleştirilmiş; saat işaretleri ve akrep ile yelkovan üzerindeki açık yeşil lume boyası kadranla tam bir uyum içinde.
Arka taraftaki safir cam arka kapak sayesinde mekanizmanın güzelliğini izlemek mümkün.
Mekanizma, Patek Philippe'in yeni nesil 26-330 SC otomatik mekanizmasını birebir yansıtıyor; performansı optimize edilmiş, daha stabil ve güç rezervi daha güçlü.
PPF çığır açan entegre bir mekanizma sundu ve super Nautilus'ü bir kez daha yeniden tanımladı; takipte kalın.
PPF Factory Nautilus her zaman piyasada çok satan bir ürün oldu; çelik saatlerin kralı, üst düzey elit spor kol saati olarak anılıyor ve Patek Philippe'in en ünlü seri üretim saatlerinden biri. 5711 tam çelik model, Nautilus serisinin temel modeli ve markanın en iyi giriş seviyesi seçeneği. Bu zeytin yeşili Nautilus'ün orijinali, bir süre önce yurt dışındaki bir açık artırmada 40 Euro gibi astronomik bir fiyata satıldı; liste fiyatının 11 katı!

PPF Factory Patek Philippe Nautilus ayırt etme yöntemleri
Birincisi, PPF Factory kalınlığı 8,6 mm; orijinali ise 8,3 mm. 0,3 mm neredeyse göz ardı edilebilecek kadar küçük bir fark. Yalnızca kalınlığa bakacak olursak, 3K Factory dışında yukarıdaki üreticilerin hiçbiri bu inceliğe ulaşamadı. BP, MP ve V6'nın ürettiği kalınlıklar 1 cm'nin üzerinde; MK 1 cm'ye inince epey ses getirmişti, PF kalınlığı 9 mm'ye çekti, PPF Factory ise 8,6 mm'ye ulaştı. Bu küçük farkı küçümsemeyin; bu, replika saat teknolojisinde büyük bir atılım, saat üretim teknolojisinin sınırlarını zorlayan bir başarı ve fiyatların giderek artmasının da nedeni.


İkincisi, renk. PPF Factory'ın adını gerçekten duyuran yalnızca kalınlık değil; asıl önemlisi Nautilus'ün renk tonunu kusursuz bir şekilde yakalamış olması.


Üçüncüsü, mekanizma: PPF, V4 sürümünde orijinaliyle aynı at nalı biçimli şok emici sisteme geçti; bu yönüyle diğer üreticilerden ayrılıyor.


Açıkçası sadece ilk maddeye bakarak bile karar verilebilir, ama bu işten anlamayan meraklılar için yine de belli bir zorluğu var. Sürüm ayrımına gelince: V2'den V3'e geçişi daha önce sizlere anlatmıştım; V3'ten V4'e geçişte büyük bir değişiklik yok, temelde üç boyutlu saat işaretleri yenilendi ve deri kayış modeli eklendi. PPF Factory her zaman talebe yetişemiyor, dolayısıyla eski sürümü alma endişesi tamamen yersiz.

Yorumlar
Yorum bırakın