IWC denince birçok kişinin aklına Portugieser 7 gün ve Portugieser kronograf gelir, çünkü bunlar gerçekten de markanın klasikleşmiş modelleridir. Belki de birçok kişi IWC'nin Portofino ve Portofino serisinden söz eder; bu seriler sade ve ince yapılıdır, modanın etkisinden uzaktır, gösterişli görünümü bir kenara bırakıp yalın ve zarif bir tarzı öne çıkarır. İncelikli zarafeti ve uyumu, Portofino serisinin alametifarikasıdır. Sade ve klasik olması, yıllardır başarısını sürdüren Portofino otomatik kol saatinin asıl anlamıdır; böylece daha çok insan zamanının tadını çıkarabilir. Ben daha önce MKS modelinin Portofino'sunu sizlere tanıtmıştım; son zamanlarda AF yeniden sahneye çıktı ve şimdi hep birlikte inceliyoruz.


IWC Portofino üç akrepli model, halk arasında "red 60" (kırmızı 60) olarak bilinir, çünkü saat 12 hizasındaki 60 dakika işareti kırmızıdır. Red 60, dünyanın en popüler kol saatlerinden biridir, zira bu saatin değeri oldukça yüksektir. IWC Portofino serisinin geçmişi aslında Pilot Mark serisi ve Aquatimer kadar uzun değildir. İlk kez 1984'te, 1970'lerin cep saati tasarımından esinlenerek tanıtılmıştır. Bu saat, adını İtalya'daki Portofino'dan alır. IWC ailesinde Portofino'nun geçmişi uzun olmasa da bugün dünyanın en gözde saatlerinden biri haline gelmiştir.
Portofino otomatik kol saati, yıllar boyunca klasik hatları ve üstün mekanik mekanizmasıyla birçok saat tutkununun beğenisini kazanmıştır. Saat, dakika, saniye akrep-yelkovanı ve bir tarih penceresini çalıştıran sağlam bir otomatik kurulumlu mekanik mekanizna: ne fazlası, ne eksiği; tam kararında.

Portofino'nun sade tarzı, ona büyük bir başarı kazandırmıştır. Üç akrep-yelkovanına ek olarak bir tarih penceresi göstergesi; ne fazlası ne eksiği, tam kararında ve bu da zarif ve ölçülü bir zevkin simgesidir. 40 mm kadran, bir kol saati için en ideal ölçüdür. Safir cam sayesinde kadran yüzeyi net biçimde görülebilir; cam iyi bir aşınma ve çizilme direncine sahiptir, safir camın mavi kaplaması da tam kararında yapılmıştır.

Daha da takdire değer olanı, kadran yüzeyi, akrep ve yelkovan ile cam gibi üst düzey temel parçaların orijinaliyle uyumlu şekilde kullanılabilmesidir; bu kesinlikle önemli bir atılımdır.

AF fabrikası da bu replikayı piyasaya sürdü; gerçek bir birebir sökme yöntemiyle kalıp çıkarıldı ve benzerlik oranı yeni bir zirveye ulaştı. Aşağıda gerçek ürün görselleri yer alıyor:


Kadranı büyüterek incelediğimizde, AF kadranının yerleşimi son derece sade; kılıcı andıran üç akrep-yelkovan, hassas ve şık bir izlenim veriyor. Saat 6 ve saat 12 konumundaki Roma rakamı işaretleri dışında, diğer tüm saat işaretleri sade gümüş renkli kısa metal çizgilerle karşılanmış.
Saatin ölçüleri 40 mm x 9,5 mm. Sadeliğe dönen tasarımı zarif ve ölçülü; yumuşak hatlı kasa, AF'nin üst düzey replika yeteneğini gözler önüne seriyor.

Saat 3 konumundaki küçük pencerede yer alan tarih göstergesi sade bir kadran yüzeyine sahip. Bu işlev yalnızca daha kullanışlı olmakla kalmıyor, aynı zamanda kadranın geneline biraz hareketli bir öğe de katıyor. Tarih yazı tipinin kalınlığı orijinal versiyonla neredeyse aynı. Kadran logosunun boyutu ve rengi de orijinalin kendi tonuna sadık kalınarak yansıtılmış; orijinaliyle birebir değiştirilebilecek düzeye ulaşmış.

Kasanın tamamı orijinali gibi ince. Kulaklar ve kasa son derece doğal, kullanımı konforlu ve kol üzerine kolayca oturuyor.

Vidalı kurma kolu tasarımı sayesinde su geçirmezlik daha iyi sağlanıyor; ucundaki yazı ve logo işlemesi de daha ince işlenmiş. Kulakların tasarımına ergonomi açısından büyük önem verilmiş; kulaklar geriye doğru kıvrılarak son derece doğal bir eğri oluşturuyor. Bu, hem kasa ile kayışı birbirine bağlarken hem de kasa oranını dengeleyip kullanım konforunu sağlamada ustaca bir işlev görüyor. Üstelik günlük yaşamda bileğin çeşitli hareketlerini hiçbir şekilde kısıtlamıyor.
Şu an için beyaz kadran ve siyah kadran olmak üzere iki model piyasaya sürüldü.















Portofino serisi her zaman ölçülülüğün örneği olmuş ve bu sayede bugünkü zarif, kibar duruşuna kavuşmuştur. Bu kol saati inceliğiyle göz dolduruyor; hem klasik görünümü koruyor hem de modern öğeler barındırıyor. AF Factory versiyonu yalnızca parçaların orijinaliyle uyumlu şekilde kullanılabilmesini sağlamakla kalmıyor, aynı zamanda tek hamlede Amerikan timsahı derisinden kayış kullanarak orijinalin olağanüstü dokusunu yeterince yansıtıyor.
Yorumlar
Yorum bırakın